Tılsımıdır gözlerin aşkımın
Dudağında üç kuruşluk heveslerle karşımdayken
Panzehiri tüm kızgınlıklarımın…
Bu odada gördüğün bilenmemiş yalnızlığım, sırdaşı hayalin
Sadece sana doğan bir güneştir benim tenim
Affet beni sevgilim
Sarnıç gibi sakladı gözlerini yüreğim
Alazlanırken kimliğim vücudunda
Aklım başımın sınırlarını geçip çoktan fethetmiş oluyor çılgınlık surlarını
Onlarsa aynada seni gördüğüm için aklımdan şüphe ediyor
Evet, biliyorum söylememeliydim
Ahengi kaçmış bir korku saplanmasaydı içime, inan söylemezdim
Git dedim, gitmedi!
Haydi, sen boş ver onları sevgilim
Gidip yıldızlara sevişelim
Boşluklarımızı dolduralım birbirimizin
Damar damar aç kendini sen bana,
Benliğimden taşır beni
Yankıdır sesimde sesin
Gördüğüm masum aşığın sokaklarında gezelim
Bir durulsun şu türkünün mavi hırçınlığı
Tenindeki İstanbul'u dinleyelim.
D.Nazlıhan Ergin