Defnenaz'ın Düş Evi

Ev sahibi

Zaman zaman sıkılırsam yalnızlıktan, suskun bir peri kızı olur yüreğim. Ağlarım, gözyaşım içime akar. Kimse bilmez ben nerdeyim. İçim acıdıkça, kalemim yazar. O zaman ben susarım,düşlerim başlar...
  • Komşularım

  • 16mm'de Şiir Aymazlığı

    13/11/2008
    Kategori: Karalama Defteri







    Bazen kenarlarından birer santim boşluk bırakmak gerekir hayatın,
    Çünkü şiir matbaasıdır yaşamın ve bazen kesim hatası yapabilir.



    16mmlik formatta dönüyor filmim. Beynim tıkır tıkır işliyor Tanrı’ya şükür. Hatırlıyor yazıyorum, hatırlamakla kalmıyor, hissedip yaşıyorum. İşte bu sonuncusu kötü…

    Benim beyaz perdem, seyirlik perdem; zarif kâğıtlarım.


    Hayatın her anı şiirin konusu olabilir ama bazı anları sığdırmak çok zor şiire. Güzeli anlatırken derinleştirebilirsin istediğin kadar peki ya acıyı? Eğer kurgu değilse, acıyı büyütmek öyle dokunur ki insana. Bir daha yüzünü bile görmek istemezsin o şiirin.
    O yüzden boşluk elzemdir hayatta, acıyı damıtıp biraz mutlu anılar serpiştirilmelidir. Yoksa insan delirir. Kimi zaman o boşluklarda çok hata yaparız ama elbet doğru sezilir. Ve belki de aslında o boşluklar acıları örtbas içindir, kim bilir?

    Eğer şiir seni götürüyorsa bilmediğin yerlere, açıklamak istediklerini es geçebilir, bıçak gibi kesip atar boşluk bırakmazsan ve acılarınla defalarca yüzleştirir seni.

    Çözülüyor turnusol kâğıdında tüm asitlerim, yüzüm kızarıyor. Sanrılarım ekşiyor. Gözlerim ağırlaşıyor, sadece uyumak istiyorum.

    Hayır, bu gece değil!

    Benim turnusol kâğıdım, asidimi bazımı ayıranım; beyaz kâğıtlarım.


    Bazen onlardan bile saklıyorum olanı biteni, bu defa kalemim yapışıyor parmak arama.

    Yeni sayfalar aralamak her zaman heyecan verir insana. Ama bir küçük noktayla işi biter kâğıdın, kirlenmiştir artık o, beyaz değildir. Korkuyorum kendi can acımla, onun canını acıtmaktan.

    Sonra kalemin ucuyla kâğıdın ten uyumu tartışılır. Asla hemen ısınamazlar birbirlerine. Kâğıt her zamanki gibi misafirperver, kalemse nazlı ve kibirlidir. Hele benim kalemim öyle çalakalem, karalama sevişmelerden hiç hoşlanmaz. Doğacaksa doğacak o çocuk hemen bu gece.

    Hayır, bu gece değil!

    Aslında satırbaşı yapmayı da sevmez hiç, konuyu darağacına asmak gibi gelir ona.


    Benim cellâdım, benim cabacım, benim ezicim, eziğim; güzel kalemim.



    Hadi bi sevişin de göreyim!

    D.Nazlıhan Ergin
    01.08.08

    Görüşler (2) Sizin Görüşünüz Kalıcı Bağlantı

    Kulaklarını Kapa!

    30/10/2007
    Kategori: Karalama Defteri

     

    i.

    Seni sevdiğimi söylemeye gelmedim buraya

    içimden onlarca korku treni geçerken

    ve tonlarca yağarken göz yağmurum

    dokunup yüzümden sildiğin yaşımı almaya geldim

     

     

     

    ii.

    Ertelenen çocukluk düşlerimizi yaşarken

    ve korkarken korku tüneli gölgelerimizden

    sen bana gülerken öperek saçlarımdan

    iç tellerimden kopan sevimi almaya geldim

     

     

     

    iii.

    Seni sevdiğimi söylemeye gelmedim buraya

    bir mayıs sabahı, göz kapaklarım ağırken henüz

    güneş bile mayışırken,

    haylaz bakışlarına kaçan gözlerimi almaya geldim.

     

     

     

    iv.

    Seni sevdiğimi söylemeye gelmedim buraya

    imam şarkısını söylerken

    ve sen ısıtırken üşüyen ayaklarımı Temmuz ortasında

    ortasında yatağımızın

    ve odanın ortasına çıkarttığım pembe puantiyeli çoraplarımı almaya geldim.

     

     

     

    v.

    Yinelenen nakaratlar söylerken ben sana

    ve sen aşkını yinelerken notalarla

    yaptığımız besteleri dudaklarından almaya geldim

    ve ismimi

    ve izimi

    her neyim kaldıysa başta yüreğimi…

     

     

     

    vi.

    Seni sevdiğimi söylemeye geldim buraya

    ama sen kulaklarını kapa!

     

     

     

     


     

    22.10.2007

    Görüşler (yok) Sizin Görüşünüz Kalıcı Bağlantı

    XIII.(onüç)~~Fasıl

    27/10/2007
    Kategori: Karalama Defteri

    XIII.

    Fasıla gidemedim
    ama kulağıma geldi fasıl, nasıl mutlu oldum biliyor musunuz?

    Telefonla istedim şarkıyı. ("Gözlerinin içine başka hayal girmesin, benden evvel başkası görüp seni sevmesin...")
    Gecenin anlam ve önemineydi ve bir şarkı isteyeyim derken öylece geliverdi~~
    E bu şarkı bizim olsun.
    E mi?

    Sev(g)iyle~~
    Defnenaz'

    Tar(l)ihsiz Günlük

    Görüşler (yok) Sizin Görüşünüz Kalıcı Bağlantı

    XII.(oniki)+186 derece

    18/10/2007
    Kategori: Karalama Defteri

    XII.

    Siz beni bilmiyorsunuz, şebimin rengini hele hiç. Söylemem ki zaten kıskanırsınız. Beni hasta eden şebboyların kokusuyla, şebimin soğukluğunu.Gece nöbetlerimin, hastalık nöbetlerine dönüştüğünü bilmiyorsunuz. Kanıyor çeperleri burnumun, boğazım +186 derece~~~


    Sev(g)iyle~~

    Defnenaz'

    Tar(l)ihsiz Günlük

    Görüşler (yok) Sizin Görüşünüz Kalıcı Bağlantı

    XI.(onbir)~~Şeb

    18/10/2007
    Kategori: Karalama Defteri

    XI.

    ...

    Şeb.
    Sonra, bir gece benim ümüğümü sıkmışlar, böyle oturup kıç kemiklerimin ağrıdığı yerde kalakalmışım~~

    Kimler mi tabii ki peri amcaları, sevmiyorlar onlar benim şebimi.
    Karşısına geçip şebeklik yapmaya çalışacaktım ama o sesleri (ah o sesleri) daha gelirken ki adımlarından belliydi.
    Şebnemlerin üzerinde şlap şlup, çatır çutur, patır kütür...
    Duydum, ama irkilmedim bu makine beni böyle tepkisiz yapıyor. Belli bir kıyamet kopacaktı ama ürkmedim.
    Alışkınım ben kıyametlere, kıyamet kadar afet yaşadım kolay mı?

    Neyse sonracığıma efendim, şehrin bütün şebekeleri kapsama alanı dışında sanki kimse duymuyor beni.
    Zaten sesim de çıkmıyor ki, peki ya benim beyin zarımda sorun mu var nerden duyuyor bu sesleri?

    Şebboylarımın kokusu da burnumu deliyor.
    Deli Naz yine hepsini uydu(-ruyor)dan söylüyor.

    Sev(g)iyle~~

    Defnenaz'

    Tar(l)ihsiz Günlük

    Görüşler (yok) Sizin Görüşünüz Kalıcı Bağlantı

    X.(on) geceliklerim

    17/10/2007
    Kategori: Karalama Defteri

    X.

    On.
    Hadi şimdi yazayım. Günlük dediğime bakmayın siz. Orada burada karaladığım yazıları beğenmeyip buraya tıkıştırıyorum. Kâğıt parçacıklarını kaybetmeyeyim diye. Çantama atıyorum, hemen gelip karalıyorum. O yüzden tarih yok, giriş tarihine de bakmayın siz. Hani altta yazıyorum ya hep tarihsiz aynı zamanda talihsiz günlük diye. İşte hep bu yüzden… Ne talihi var günlüğümün ne tarihi. O da istemez mi böyle kokulu defterlerde filan saklanmak hatta bazıları canım, dostum, sevgilim gibi sözcükler sarf ederler ya günlüklerine. Ben yapmıyorum ilgisizim birazcık:)

    Bakınız onuncu bölümde açıkladım sırrımı. Napayım, belirsiz nazım şekli olan böyle sayfalarca yazım var. İş yerinde oturuyorum, dergide bir şeyler okuyorum, kafamdaki kırk türlü tilkiden bir tanesi dürtüyor, böyle kafamın etini yemeye başlıyor. "Yaz yaz nerde olursan ol yaz." " Yaz yaz ne yazarsan yaz."

    Korkuyorum yemesin diye beyin hücrelerimi~~

    Derhal kalem aranıyorum, kalem ağzımda dolaşırken garip sesler çıkarıp, aynı zamanda kâğıt arıyorum, ikisini öpüştürüyorum. Sonra geçiyorum önlerine kâğıtta kalan kalem izlerini seyre dalıyorum. Öyle iz bırakıyor ki... Kâğıt onu unutmuyor ama ya kalem? Nerede yukarıda ki post-it in koynunda şimdi! Kalem milleti böyle işi gücü aldatmaca~
    Bazen kontrol edemiyorum ben bile, ne yaptığını bilmiyor, dolduruyor kağıdı, kendisi boşalıyor, akıtıyor zehrini kaçıyor gidiyor.

    İşte klavyemde öyle parmaklarımı çalıyor benden, şuan olduğu gibi, ben müzik dinliyorum o esir almış parmaklarımı yazdırıyor. Kontrolsüz geziniyor parmakçıklarım üstünde. Monitör n'oluyor aman onu hiç karıştırmayayım. Ona hepten yazık. Birik, birik kime patlayacak bilmem.

    Böyle yazınca günlük oluyor, bakınız bu günlük işte.
    Ama daha önce hiç burada günlük yazmadım ben.
    Gecelik yazarım zaten genelde günlerim sıkıcı geçer. Gecelerimse kırk tilkiyle, bazen kırkayakla, bazen kırk düş, bazen kırk düşüş, bazen kırk haramiyle~~

    Seviyorum geceleri saçmalattığı için.
    Alın size mis gibi gecelik, yeni yıkadım üstündeki puantiyeli düşlerimi~~

    Sev(g)iyle~~
    Defnenaz
    Tar(l)ihsiz Günlük

    Görüşler (yok) Sizin Görüşünüz Kalıcı Bağlantı

    Hiç'e Saydım~~

    16/10/2007
    Kategori: Karalama Defteri

    Hiç’e saydım tüm geçmişi

    İçe yazdım anıların üstüne

    Bu gece

    Gidesim var çekip

    Çekip vurasım geçmişi

    Hatta tüm miş’leri

    Miş’li geçmiş zamanı

    Zamanı içesim var, bitiresim

    Gidiverelim, topladım bavulumu

    İçinde gelecek düşlerim

    İçim, bir de kimliğim

    Kim engel?

    Gel gidelim

    Gidelim gel/eceğim

    Aydınlık mı olsun?

    Varsın olsun

    Bir de seni dinleyeyim

    Veda mı?

    Kime?

    Haa sahi sevdiğime

    Onu da saydım hiç’e

    Ne de olsa

    Bir var/mış bir yok/muş

    O da

    Hiç’e saydığım hiç/bir şeyim

    El/veda!

     

    31.08.07

     


     

    Görüşler (1) Sizin Görüşünüz Kalıcı Bağlantı

    Geç-miş

    16/10/2007
    Kategori: Karalama Defteri

    Geçmişin tüm hesaplarını kapattım.
    Ardımda kalan tüm fırtınaları dinmiş sayıp, gökyüzünden sormuyorum hesap~ Oldum olası yorar beni zaten hesap kitap işleri. Kitapları severim, vazgeçemem onlardan ancak yazarken geçmişe öyle bir kalem çekerim ki silinir gider karalarım tüm aklardan.
    Yazarlardan korkmak lazım aslında, senaryolarına inanmak çok kolaydır. Yaşanmamışı yaşanmış, görülmemişi görülmüş hissettirirler. Ya da tam tersidir ki bu karakter analizi konusunda insanı cidden yanıltır.
    Şimdi size tertemiz bir akciğer gösterebilirim, o akın ne kadar kara, nasıl nikotinle kaplı olduğunu kimse bilemez. Ya da öyle güzel hikâyelerle süslerim ki ak kâğıtları, kara kaplı düşlerimi kimse bulamaz.
    Yazar milleti görmüş geçirmiş insandır. Geçmişinden ders alan, onu bilendir. Görmezden gelse de o yaşanmışlıklarla yazan insandır.
    Tehlikelidir, gözlemcidir, ince ince dokurken kelimeleri, hesapları irdeler. Her şeyi deşer. Sorgular, yargılar, eleştirir.
    Bense tüm bunları unutup, boş sayfalara günlük yazmak istiyorum sadece.
    Hesap, kitap olmasın çekeyim çizikleri yeni bir deftere, yeni hayaller uydurayım.

     

     

    Sev(g)iyle~~

    Defnenaz

    Görüşler (yok) Sizin Görüşünüz Kalıcı Bağlantı

    Bi'haber

    14/8/2007
    Kategori: Karalama Defteri

    Özledim seni çok

    Ama senden bir haber yok

    Arasam

    Sorsam

    Düşsem

    Gelsem peşine

    Değer misin bunların hepsine

    Ah bir bilsem

    İçinde ne kadar var olduğumu

    Düşünmem

    Unuturum çektiğim acıları

    Uyurum koynunda

    Bir ömür

    Bir an bırakmam elini

    Seni koyduğum yeri

    Söylemem kimseye

    Almasınlar oradan seni diye

    Çok özledim seni

    Ah bir duysam sesini

    Bir baksan

    İstanbul boğazının içi gibi derin gözlerinle

    Gözbebeklerimin içine

    Ah bir bulsam

    Bir avutsam kendimi

    Ne olur bir haber ver

    Ama sen; hepsinden, herşeyden bir haber

    Bi'haber

    Bir haber ver

    Ah bir haber…

     

     



    not: Eski şiirleri kakalıyorum, yeni klavye, mouse alıyım, görürsünüz (Şu cümleyi 10dk.da yazdım)

    Görüşler (yok) Sizin Görüşünüz Kalıcı Bağlantı

    Ayrılık Tümceleri

    8/7/2007
    Kategori: Karalama Defteri

     

     

    Saniyeler dakikaları kovalarken

    Beyaz kâğıtlarıma dökülen ayrılık tümceleri

    Olmasaydı keşke

     

    Olmasaydı yüzümden düşen damlacıklar hüzün

    Ağzım kulaklarıma vararcasına şen baksaydı yüzüm

    Bilseydim veda edeceğini bugün

    Zırhımı kuşanırdım sana dün

     

    Görüşler (3) Sizin Görüşünüz Kalıcı Bağlantı
    <_script /><_script /> «DAHA ESKİ-